İzlerken Düşündürecek Filmler

İZLERKEN DÜŞÜNDÜRECEK FİLMLER


Bazı filmler vardır ki insan izlerken bir düşünce deryasının içinde kaybolur gider. İzler, ne izlediğini anlamak için ise saatlerce düşünür. Sonra da başkarakterlerin yerinde kendisi olsaydı ne yapardı diye sorgulamaya başlar. İşte tam da bu özelliklere sahip üç film ile karşınızdayız.  


12 MAYMUN


12 Maymun

Başrollerinde Bruce Wills ve Brad Pitt gibi önemli isimlerin yer aldığı film, 5 milyar kişinin hayatını kaybetmesine neden olan bir virüs sebebiyle yer altında yaşayan insanların virüsün ortadan kaldırmanın bir yolunu aramalarını ve icat ettikleri zaman makinesi aracılığıyla, virüs hakkında bilgi toplaması için geçmişe bir gönüllü göndermelerini konu ediniyor.

Zaman yolculuğu hakkında çekilen filmler arasında önemli bir yere sahip olan 12 Maymun içerisinde ince detaylar da barındırıyor. Örneğin Bruce Wills tarafından canlandırılan Cole karakteri tarafından söylenen “Ölü insanlar görüyorum.” repliği, 4 yıl sonra, yine aynı aktörün başrolünde oynadığı Altıncı His isimli filmde yine aynı Cole isimli bir karakterin dudaklarından dökülüyor. Hatta o filmin en önemli repliği olduğu bile söylenebilir. Film boyunca bir yandan seyir zevki yaşarken bir yandan zamanın göreceliliği üzerinde düşünecek, diğer yandan da delilik hakkındaki fikirlerinizi masaya yatıracaksınız. Hepsinden önemlisi de insanoğlunun mikro ölçeğe sahip virüs karşısındaki çaresizliğini bir kez daha tecrübe edeceksiniz.


DENEY (DAS EXPERIMENT)


Deney (Das Experiment)


Kötülük doğuştan mıdır, yoksa toplum içerisinde gelişen ve geliştirilen ilişkilerde üstlenilen sosyal rollerin sonucunda mı kazanılır? Bu sorunun cevabını bulmak için, çok tartışılan “Stanford Hapishanesi” deneyini gerçekleştiren Philip Zimbardo, deneyin sonunda, bireyin toplumun biçtiği rolleri farkında olmadan sahiplenmeye ve kontrolsüz bir şekilde yerine getirmeye meyilli olduğu sonucuna vardı. Sonuçları çok tartışılan bu deney, kendisinden sonra yapılacak sosyal psikolojik çalışmalara öncülük etmiş olmasıyla bilimsel açıdan büyük öneme sahiptir.

Bugün, sizlere bu deneyden ilham alınarak beyazperdeye aktarılan; güç, otorite ve itaat kavramlarını derinlemesine sorgulatacak muhteşem bir yapım önereceğim: Das Experiment (Deney). Gösterime girdiği yıl birçok festivalde birçok dalda ödül alan filmde, sıradan insanların kendilerine verilen rolleri nasıl sahiplendiklerine şahit olurken, statülerinden kaynaklanan yetkileri gözlerini bile kırpmadan kötülük yapmak için kullandıkları sahneleri izlerken dehşete düşeceksiniz. Filmin sonunda ise kendinize şu soruyu soracağınızdan hiç kuşkumuz yok: Ben olsam ne yapardım?


MASUMİYET


Masumiyet

Bazen bir olayın olmayacağını bile bile onun peşinden bütün gücümüzle, kalbimizle ve -en önemlisi- umudumuz hiç tükenmeden koşarız. İşte, Masumiyet isimli filmde bu gerçekle bir kez daha yüzleşeceksiniz. 1997 yılında gösterime giren Masumiyet’in başrollerini Haluk Bilginer, Güven Kıraç ve Derya Alabora paylaşıyor.

Film, hapishanede 10 yıl geçirmesine rağmen saflığından, temizliğinden ve masumiyetinden hiçbir şey kaybetmeyen Yusuf’un yolu, Basmane’deki bir pansiyonda Uğur, Bekir ve Çilem’le gelişir. Hem Bekir hem de Uğur, Yusuf’un aksine, masumiyetlerini yıllar önce kaybetmiş, toplumsal ahlakın çok uzağında yaşayan iki karakterdir. Olaylar bu karakterlerin etrafında gelişmektedir. 

Okunması Gereken Ufuk Açıcı Kitaplar

Eleştirmenler filmin en can alıcı, akılda kalıcı ve acıklı sahnesinin Haluk Bilginer’in canlandırdığı Bekir karakterinin kırda yaptığı uzun ve tumturaklı konuşma olduğu noktasında hemfikirler. Etkileyici diyalogları, güçlü oyunculukları bir yana Masumiyet’e sinema tarihimiz açısından ayrı bir yere koyan diğer özelliği de çekimleri sessiz yapılan filmin dublajının muhteşemliği.

İyi seyirler dileriz.

Tıkla Git

Yorum Gönder

0 Yorumlar
* Lütfen yorum yazarak düşüncelerinizi bizimle paylaşın.

Top Post Ad

Below Post Ad