Doğu Akdeniz Gaz Savaşları

  


DOĞU AKDENİZ HANGİ BÖLGEYİ KAPSAR?

Bon ve Lilibeo burunları arasına çizilen hattın doğusu olarak kabul edilen Doğu Akdeniz'e kıyısı olan ülkeler; Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kıbrıs Rum Kesimi, Mısır, Suriye, İsrail, Filistin, Lübnan, Libya, Tunus, İtalya, Arnavutluk, Karadağ, Bosna-Hersek, Yunanistan, Slovenya ve Hırvatistan'dır. Atlas Okyanusu'nu Süveyş Kanalı’na bağlayan Doğu Akdeniz, bu özelliği ile Doğu ve Batı arasındaki ticaret yollarının kesişim noktasıdır. 

DOĞU AKDENİZ NEDEN ÖNEMLİ?

Karadeniz'e kıyısı olan ülkelerin de dünyaya açılan kapısı konumunda olan Doğu Akdeniz'in önemi, keşfedilen hidrokarbon yatakları ile birlikte bir kat daha artmıştır. Dünya enerji piyasasının bir kulağı, Doğu Akdeniz'dedir. Küresel enerji firmaları Doğu Akdeniz'le yatıp Doğu Akdeniz'le kalkmaktadır. Kısacası dünyanın gözü, Doğu Akdeniz'in üzerindedir. İran, Rusya, İngiltere, Fransa ABD ve Çin gibi ülkelerin Doğu Akdeniz'e kıyıları bulunmamasına rağmen bu bölge üzerindeki siyasi, hukuki ve ekonomik tartışmaların tarafı olması da bu iddialarımızı ispatlar niteliktedir. 

DOĞU AKDENİZ GAZ REZERVİ NE KADAR?

"BP 2019 Dünya Enerji İstatistik Görünümü Raporu''na göre dünya üzerinde 193,5 trilyon metreküp doğal gaz rezervi bulunmaktadır. Doğu Akdeniz'de bulunan toplam doğal gaz rezervi de 3,4 trilyon metreküp olarak hesaplanmıştır. Bu rezerv, birçok doğal gaz sahasının sahip olduğu rezerve göre çok küçük bir rakamdır. Fakat Dünya'nın doğal gaz ihtiyacının 1/5'ini karşılayan ve AB'ye doğal gaz ihraç eden en büyük üçüncü ülke konumunda olan ABD'nin Doğu Akdeniz üzerindeki hesaplarının anlaşılması açısından önemli bir veri olma özelliği taşımaktadır. 

--> Google'ın Tepe Penceresi Projesini biliyor musunuz?

ABD'NİN DOĞU AKDENİZ PLANLARI

ABD, dış ticaret açığının büyük bir bölümünü doğal gaz ihracatı ile kapatmayı planlamaktadır ve Avrupa Birliği ülkelerine daha ucuz doğal gaz satma potansiyeline sahip ülkeleri Doğu Akdeniz'e yaklaştırmama politikası gütmektedir. Bununla birlikte Doğu Akdeniz; Çin'in “Bir Kuşak-Bir Yol" projesinin deniz ayağını oluşturan “21.Yüzyıl Deniz İpek Yolu”nun geçiş güzergâhıdır. ABD, Çin ticaret hacminin artmasının önüne geçmek ve dolayısıyla Türkiye'yi bu projenin dışına iterek yeni İpek Yolu'nun Türkiye üzerinden Avrupa'ya ulaşmasını engellemek istemektedir. 

DOĞU AKDENİZ'DEKİ GAZ SAVAŞLARI




1999 yılında İsrail, kendi sularında ilk doğal gaz sahasını keşfettikten sonra Tamar ve Leviathan gibi sahalardaki rezervleri de açığa çıkarmayı başarmıştır. Akabinde Güney Kıbrıs Rum Kesimi, arama faaliyetlerine başlayarak 2011 yılında Afrodit ve 2018 yılında Calypso doğal gaz yataklarına ulaşmıştır. Takip eden süreçte Mısır da doğal gaz arama çalışmalarına hız kazandırıp Zohr Adası ve Noor sahasında iki ayrı rezerve erişmiştir. Her yeni keşif, tarih boyunca bir mücadele sahnesi olan Doğu Akdeniz'deki “Gaz Savaşları"na yeni bir boyut kazandırmış ve özellikle Güney Kıbrıs Rum Yönetimi'nin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin varlığını hiçe sayarak attığı adımların ardından bölgede zaten var olan gerilim daha da tırmanmıştır.

MÜNHASIR EKONOMİK BÖLGE NEDİR?

Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi'nin beşinci kısmında düzenlenen Münhasır Ekonomik Bölge; denizin altında ve üstünde, kıyı devlete iki yüz deniz miline kadar bir takım hak ve yetkiler tanımaktadır. Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki kıta sahanlığı ve münha sır ekonomik bölge alanı, Hatay'dan Muğla kıyılarına dek uzanırken Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti de ilave edildiğinde Doğu Akdeniz'deki Türk kıta sahanlığı çok daha geniş bir alanı kapsamaktadır. Kıta sahanlığı doğal bir hak olmakla beraber Münhasır Ekonomik Bölge, kıyı devletinin ilan etmesi yoluyla elde edilen bir haktır. 

RUM KESİMİ, KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİNİ YOK SAYIYOR

Bununla birlikte Türkiye, KKTC, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, İsrail, Mısır, Suriye; Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku'na göre Doğu Akdeniz’deki enerji kaynakları üzerinde egemenlik hakkı bulunan devletlerdir. Ancak KKTC'yi yok sayan Güney Kıbrıs Rum Yönetimi, Mısır ve İsrail; Münhasır Ekonomik Bölge Anlaşmaları imzalayıp Doğu Akdeniz'i kendi aralarında paylaştılar. Türkiye'nin ise münhasır ekonomik bölge, kıta sahanlığı, deniz yetki alanları; yani Türk'ün Doğu Akdeniz üzerindeki egemenlik hakları hususunda değişmez bir tavrı ve net bir duruşu var: Bölgeye gönderilen Yavuz ve Fatih sondaj gemileriyle uluslararası baskı ve dayatmalara boyun eğmeyeceğimizi tüm dünyaya bir kez daha ilan ettik. 

Ayrıca KKTC ve Türkiye arasındaki ekonomik programların ve kamu kuruluşları arasındaki her türlü ilişkinin yürütülmesine yönelik olarak kurulan Kıbrıs İşleri Koordinatörlüğü de bu anlamda atılmış önemli bir adım ve ABD'nin kurulacağını açıkladığı ABD-Doğu Akdeniz Enerji Merkezi girişimine karşı verilmiş iyi bir yanıttır.

--> Temiz Enerji Kaynağı: Rüzgâr

Son olarak mütecaviz tavrını devam ettirerek Türksüz bir Doğu Akdeniz hayali kurup egemenlik haklarımızı hiçe saymaya heveslenenlere hatırlatmakta fayda var: Akdeniz ve Ege’de önümüzü kesecek bir korsan, anasından henüz doğmamıştır.

Tıkla Git

Yorum Gönder

0 Yorumlar
* Lütfen yorum yazarak düşüncelerinizi bizimle paylaşın.

Top Post Ad

Below Post Ad